Haber Bülteni
Google Reklam
Yararlı linkler
|
|
|
|
Azalmış Cinsel İstek Bozukluğu Kadında seksüel isteksizliği gösteren güvenilir fiziksel bir gösterge yoktur. Kadında cinsel istek değerlendirmesi, cinsel fantezilerin, düşünce ve fikirlerin mevcut olup olmayışı, erkeklere olan ilginin araştırılması, cinsel ve cinsel olmayan davranışlara olan ilginin değerlendirilmesi ile mümkündür. Cinsel istek alınan ilaçlar veya depresyon gibi ruh halinin değişmesi ile kolayca azalabilir. Bu durumda göz önünde bulundurulmalıdır. Azalmış cinsel istek sıklıkla baskılanmış veya azalmış orgazma bağlı olabileceği için, hangisinin önce oluştuğunun iyi sorgulanması gerekmektedir. Cinsel Uyarılma Bozuklukları: Orgazm Bozuklukları: Kadınların orgazm olması için gerekli uyarının şekil ve yoğunluklarının çok farklı oluşu ve bunun değişik zamanlarda da farklılıklar göstermesi nedeni ile aralıklı, durumsal orgazm eksikliklerinin cinsel bozukluk olarak sayılmaması gerektiği düşünülmektedir. Vajinismus Ve Disparoni Vajinismus, cinsel ilişkiye izin vermeyecek biçimde vajen ön kısmının istemsiz kasılmasıdır. Cinsel tedavi kliniklerine başvuranlar arasında %12-17 vajinismus tanısı konulmaktadır. Bazen enfeksiyonlara, ameliyatlara veya kimyasal maddeler nedeni ile oluşan vajinal ağrı sonrası gelişen ikincil vajinismus görülebilmektedir. Durumsal anksiyete, istemsiz adale kasılması, seksüel uyarılmada problemler, vajinal kayganlıkla ilgili problemler ve cinsel isteksizlik, cinsel bilgi eksiklikleri vajinismus sebebi olabilir. Fiziksel şartların kontrolünün yanı sıra psikoterapi yardımcı olmaktadır.
Kadınlarda cinsel işlev bozukluğu sebepleri Cinsel işlev bozukluğu çeşitli organik ve psikolojik nedenlerle oluşabilir. Kadının cinsel aktivitedeki rolü ve kadındaki cinsel işlev bozukluğu, yıllarca erkekteki kadar yoğun biçimde araştırılmamış ve sorunun sadece psikolojik kaynaklı olduğuna inanılmıştır. Fakat son yıllarda yapılan araştırmalar, problemin organik boyutunun da büyüklüğünü gözler önüne sermiştir. Organik nedenler istemik hastalıklar ve vasküler (damarsal) nedenler Normal cinsel uyarının olabilmesi için, cinsel organların damar bütünlüğü tam olmalıdır. Damar sertliği olan kadınlar üzerinde yapılan çalımsalar ile klitoris ve vajinadaki azalmış kan dolaşımının cinsel uyarılmada bozulmaya yol açtığı ve bu hastalarda gecikmiş vajinal genişleme, azalmış vajinal kayganlık, ağrılı veya rahatsız edici cinsel ilişki azalmış vajinal duyarlılık ve azalmış klitoral orgazm tespit edilmiştir. Nörolojik nedenler Histerektomi (rahmin alınması) gibi üreme organlarına ait cerrahi girişimler ile mesane ve bağırsağa yönelik operasyonlar sırasında oluşabilen sinir zedelenmeleri de, cinsel işlev bozukluğuna yol açabilmektedir. Hormonal nedenler Cerrahi girişimler Tedavi ve ilaçlar ilacın dozu, tedaviyi aksatmayacak biçimde azaltılabilir, daha az yan etkisi olan bir ilaçla değiştirilebilir veya bunların mümkün olmadığı hallerde cinsel işlevleri düzenleyici yöntemler tedaviye ekfenebilir. Sigara, alkol, madde kullanım alışkanlıkları da, bir süre sonra cinsel işlev bozukluğuna yol açmaktadır. İleri yaş Menopoz Psikolojik nedenler Hayatın ileri evrelerinde yaşanan cinsel başarısızlıklar, depresyon, aldatılma, hamilelik ve doğum sonrası ruhsal problemler, organik hastalıklara tepki, yaşlanma, partnerdeki cinsel problemler ve cinsel şiddete maruz kalma gibi nedenlerle cinsel işlev bozukluğu başlar. Çiftler arasındaki çekiciliğin kaybolması, ilişkinin bozulması, kendine güvensizlik, cinsellikten ve başarısızlıktan korkma, cinsellik hakkında kalıplaşmış yanlış düşünceler, yetersiz önsevişme ve psikiyatrik rahatsızlıklar sorunun çözülmesini zorlaştırır. Özellikle sonradan edinilmiş orgazm bozukluklarında, organik nedenlere psikolojik kökenli sorunlar da eşlik edebilir. Çeşitli psikolojik faktörler arasında partnere karşı ilgi kaybı veya partner tarafından reddedilme korkusu, vajinaya zarar gelebileceği endişesi ve suçluluk duygusu ön plana çıkmaktadır. Kadınlarda cinsel işlev bozukluğu olup olmadığı nasıl anlaşılır? Cinsel işlev bozukluğu, ancak yapılan muayene ve testlerle teşhis edilebilir. Bu yüzden, bu alanda uzmanlaşmış sağlık ekibine başvurarak problemi anlatmak ve tedavi arayışına girmek en doğrusudur. Teşhis ve tedaviyi etkilememek için sorun açıkça anlatılmalı ve niçbir bilgi saklanmamalıdır. Hastadan edinilen bilgiler ve fizik muayene ne teşhis konabilse de, bazı testler yapılması gerekebilir. İlk aşamada yapılan tetkikler idrar ve tam kan tahlili (kan şekeri, kreatinin, kolesterol, trigliserid, karaciğer enzimleri gibi), hormon düzeyleri (FSH, LH; Ostradiol, Testosteron gibi) başvurulan ilk tetkiklerdir. Sonrasında ise gerek görüldüğü takdirde Ultrasonografi, Vajinal PH ölçümü gibi ileri tetkiklere de başvurulur. Kadınlarda cinsel işlev bozukluğu tedavisi Hormon ve ilaç tedavisi Östrojen Replasman Tedavisi Testosteron • Bunlar dışında klinik çalışmaların devam ettiği homon ve ilaçlar mevcuttur. Klitoral vakum cihazı Cihaz kullanım sırasında klitorisin üzerine yerleştirilen huni şeklinde tek kullanımlık küçük yumuşak bir plastik vakum başlığı ile avuç büyüklüğünde ve pille çalışan bir vakumdan oluşur. Cdl’Ştırıldığında vakum pompası kanı klitoris içine çeker ve burada kan dolaşımını arfırarak cinsel uyarılmaya yardımcı olur. Cinsel işlev bozukluğu olan kadınlarda cihazın kullanımı sonrasında seksüel duyarlılıkta %100′e, doyumda %80′e ve vajinal ıslaklıkta %73′e varan artış bildirilmiştir. Psikolojik danışma Cinsel işlev bozukluğu yasayan hastalarda ve yanı sıra partnerlerinde çeşitli psiko-sosyal sorunlar da görülebilir. Bu psiko-sosyal sorunlar cinsel işlev bozukluğunda kimi zaman sebep, kimi zaman da sonuç olarak karşımıza çıkar. Cinsel yaşamdaki aksaklıklar çiftler arasında sürtüşmelere ve ilişkilerin bozulmasına yol açabilir. Cinsel işlev bozukluğuyla başvuran çiftlerde psikolojik ve sosyal sorgulama sonucunda psikoterapi ve cinsel terapi uygulanması gerekebilir. Psikolojik danışma ve terapi desteği, problemin tanımlanması ve çözümünde yardımcı olmasının yanı sıra, hastaya ve partnere sorunla baş edebilmede katkı sağlaması açısından çok önemlidir. Prof. Dr. Halim Hattat Hattat Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı |
BİZE ULAŞIN
Webde paylaş
| Deprem sonrası stres azaltma teknikleri Deprem Bölgesinde Ruhsal Yardım Girşimi Deneyimi ADESTEP'in* 1999 Marmara Depremi'ndeki deneyimlerini aktardığı "Bir Depremden Sonra Bir Depremden Önce" kitabınıda Peykan G. Gökalp, Uf [ ... ] |
| Depresyon, Sigara Kadar Zararlı Depresyon, Sigara Kadar Zararlı Norveç'te 61 binden fazla kişi ile yapılan bir araştırma, depresyonun sigara içmek kadar zararlı olduğunu ortaya koydu. Norveç'te 61 binden fazla kişi [ ... ] |
| Diğer Konular |
























